BÖLGELER

 CENNETE YOLCULUK ANTALYA
Antalya, antik kentleri, altın kumsalları, Akdeniz mavisi koyları, denizle kucaklaşan ormanları, tropik bitkileri, akarsuları ve şelaleleri ile dünya çapında bir turizm merkezi…
Türkiye’nin en önemli turizm merkezi Antalya, batıda dağlara doğru uzanan Konyaaltı ve doğudaki Lara plajlarıyla Akdeniz’in de gözalıcı şehirlerinden biri.
Palmiyelerle çevrili caddeleri, bakımlı parkları, restoranları, eğlence yerleri ve sempatik marinasıyla sıra dışı güzellikte bir tatil yöresi. M. Ö. 2. yüzyılda kurulan şehrin sembolü, Selçuklulardan kalma Yivli Minare.
Antalya sahip olduğu arkeolojik ve doğal güzellikler sayesinde “Türk rivierası” olarak da anılıyor. Deniz, güneş, tarih ve doğanın sihirli bir uyum içinde bütünleştiği Antalya, Akdeniz’in en güzel ve temiz kıyılarına sahip. 630 kilometre uzunluğundaki şehrin kıyıları boyunca, antik kentler, antik limanlar, anıt mezarlar, dantel gibi koylar, kumsallar, yemyeşil ormanlar ve akarsular yer alıyor.
Palmiyelerle sıralanmış bulvarları, uluslararası ödül sahibi marinası, geleneksel mimarisi ile şirin bir köşe oluşturan Kaleiçi ve modern mekanları ile Türkiye’nin en önemli turizm merkezi Antalya.
Aspendos Opera ve Bale Festivali, Altın Portakal Yarışması, Uluslararası Plaj Voleybolu, Triathlon, Golf Müsabakaları, Okçuluk, Tenis, Kayak yarışmaları vb. etkinliklere, 1995 yılında açılan Antalya Kültür Merkezi ile de plastik sanatlar, müzik, tiyatro, sergi gibi birçok kültürel ve sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYAK VE YÜZME BİRARADA
Yılda üç yüz gün güneş alan bölge, güneş banyosu yapan, yüzen, rüzgar sörfü, su kayağı, yelken, dağcılık ve avcılık yapan herkesin cenneti. Antalya’ya 50 kilometre uzaklıkta, 1750-1900 metre yüksekte yer alan Saklıkent, ideal bir kış sporları merkezi. Mart ve nisan aylarında bile sabah kayak yapabilir, öğle yemeğinde Antalya’da taze balık yiyebilir ve öğleden sonra da güneşlenebilir, yüzebilir hatta su kayağı yapabi-lirsiniz. Antalya halkının yoğun olarak rağbet ettiği Saklıkent yaylasının çevresindeki Karçukuru, Feslikan yaylası, Yazır yaylası, Moryer, Eren dağı, Fesleğen yaylası, Yazır sırtları ve Bereket dağı; gezmeye kamp kurmaya ve piknik yapmaya gayet elverişli. Pansiyon olarak kiralanabilen evlerde konaklama imkanı da bulabilirsiniz.
Akdeniz’in en lezzetli, en özel balıkları Antalya sularında... Bölgeye özgü balıklar akay, avcı, çipura, fangri, iskarmaç, kılıç, kırlangıç, gubbez, kolyoz, köpek balığı, lagos, mercan, mezgit, mırmır,orkinos, karpa, tekir, torik, turna, zargana ve kocabaş... Ayrıca Antalya’da yöreye özgü grida balığının mutlaka tadına bakmanızı öneririz.
Bölgedeki en eski insanlık tarihi izleri, Antalya şehir merkezinin 30 km. kuzeyindeki Karain Mağarası bulguları ile M.Ö 50.000 yıla kadar uzanmakta.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 KRAL ATTALOS’UN CENNETİ
Yaygın bir inanışa göre bundan 2 bin yıl kadar önce Bergama Kralı II. Attalos en gözde akıncılarını; “Gidin, bana bu yeryüzü üzerinde öyle bir yer bulun ki, bütün kralların, bütün hükümdarların gözü kalsın. Öyle bir yer bulun ki, hiç kimse gözünü oradan ayıramasın. Gidin bana yeryüzünün cennetini bulun.” diye göndermiş. Akıncılar, bu emirle işin zorluğunu, bir anlamda olmazlığını bile bile yola koyulmuşlar, diyar diyar dolaşmışlar. Haftalarca ve aylarca gezdikleri halde, krallarının istediği gibi bir yere bir türlü rastlayamamışlar.
Ta ki, bir gün Çubuk Beli diye anılan yolu aşıp da, yeryüzü cennetinin kapıları, çamların ara-sından Akdeniz’in büyülü bir akşamına açılıncaya dek!
Tepeleri karla kaplı Beydağları, el değmemiş ormanlarının yeşilliği, batan güneşin tutuşturduğu gümüş kıyılar ve denizin o çividi mavisi, soluklarını kesmiş Bergamalı akıncıların. Toroslardan aşağılara indikçe, dünya cenneti bir ovanın rengarenk bereketiyle sarmalanmışlar. En sonunda bugünkü Antalya kentinin bulunduğu yere geldiklerinde karşılarına çıkan eşsiz doğal güzellik karşısında cenneti nihayet bulduklarını düşünmüşler. Dörtnala kalkıp Bergama’ya dönen akıncılar kralın huzuruna varıp “Emriniz üzere cenneti bulduk!” demişler. Kral Attalos akıncılarının “Cennet” dedikleri yeri bir de kendi gözleriyle görmek istemiş. Akıncılar yine öne düşmüşler, Kral Attalos arkalarından onları izlemiş. Bugünkü Antalya’nın bulunduğu yere vardıklarında Kral Attalos da cennete geldiğini kabul etmiş ve burada derhal büyük bir kent kurulmasını emretmiş.
Bu doğal güzellikler içinde Bergamalılar kısa zamanda görkemli bir kent kurmuşlar ve bu kente, Kral Attalos’un adına atfen “Attaleia” adını vermişler. Sonraları bu ad sırası ile “Stelai”, “Satalya”, “Adalya” ve “Antalya” olarak değişmiş.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 TARİHÇE
Antalya tarihi boyunca yerleşim bölgesi olma özelliğini korumuş. Osmanlı hakimiyetinden önce şehir sırası ile Roma, Bizans ve Selçuk egemenliğinde kalmış.
Tam olarak 13. yüzyılda Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat tarafından inşa ettirilen Yivli Minareli Camii, bugün Antalya’nın sembolü olarak öne çıkıyor. Kaleiçi’nde yer alan aynı döneme ait Karatay Medresesi, Selçuk taş işçiliğinin kentteki en iyi örneği. Şehrin en önemli iki camisi 16. yüzyıldan kalma Murat Paşa Camii ve 18. yüzyıla ait Tekeli Mehmet Paşa Camii. Marinanın yanında ise 19. yüzyılda, kesme taştan, doğal bir pınar yakınında ve dört sütun üzerinde inşa edilen İskele Camii yer alıyor. Hıdırlık Kulesi, M.S. 2. yüzyılda muhtemelen deniz feneri olarak inşa edilmiş. Kesik Minareli Camii Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı dönemlerini yaşadığı için, şehrin tarihini özetleyen bir yapı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 AKDENİZ’İN ALIŞVERİŞ KENTİ
Türkiye’deki en önemli turizm merkezi olan Antalya, kente gelen turistlerin her tür ihtiyacına cevap verebilecek modern alışveriş merkezlerine sahip.
Dünya çapında markaların yer aldığı lüks butiklerin, çok katlı alışveriş merkezlerinin yanı sıra yerel ürünlere yer veren mütevazı dükkanları da bulabilirsiniz Antalya’da. Seramik heykellerden, çinilere, ahşap işlerinden, kilim ve heybelere kadar.
Yörenin kök boyası ile boyanan “Döşemealtı halıları” da çok ünlü. Karain Mağarası’nın da bulunduğu geniş bir bölgeye Döşemealtı deniyor ve burası Antalya bölgesinin en eski el sanatları merkezi olma özelliği taşıyor. Günümüzde Antalya’nın en önemli el sanatlarından olan dokumacılık da Yörüklerin göçebe yaşayışının bir parçası.

 

 

 

 

 

 

 

 

© 2006 okey-property.com